Bir Göbeklitepe Macerası

Uzun zamandır görmeyi çok istediğim, beni çok heyecanlandıran Göbeklitepe’de arkadaşlarımla bir hafta sonu geçirdim. Aynı heyecanı paylaşan kişilerin yolları kesişti ve kendimizi Şanlıurfa havaalanında bulduk.

Seyahatlerimde çok fazla tarihi kalıntı ziyaret eden biri olduğumu söyleyemeyeceğim. İnsanlık tarihini değiştiren  bir yer olunca ise hissettiklerim bambaşka.

Göbeklitepe hayallerimi süslüyordu.

Gitmeden önce çok sayıda belgesel izledim. Göbeklitepe ile ilgili belgeseller hala sınırlı sayıda.  Ancak insanlık tarihi ve gerçekten ilgimi çeken dünyadaki bazı kalıntılar mesela Piramitlerle ilgili çok sayıda belgesel var. Netflix’tekiler gerçekten izlemeye değer.

Şanlıurfa’ya gitmeden önce endişelerim de yok değildi. Nasıl bir ortam olur, Ramazan ayında sıkıntı yaşar mıyız, ulaşım problem olur mu diye düşünüyordum. Şehrin görünümünü, doğal mağaralarla dolu yapısını ve insanını tanışınca çok sevdim. Yardımsever, dürüst, özlediğimiz Anadolu insanı. Akşam bile rahatça gezebileceğiniz güvenli bir ortam var.

Şehri ve yalnızca Göbeklitepe’yi görmek üzere gittiğimiz iki günümüzü çok güzel planlamışız. Otelimizden ulaşımımıza, uçak saatlerimize, gidilecek yerlere çok başarılı seçimler olmuş. Cumartesi öğlen Göbeklitepe’de, Pazar akşam ise İstanbul’da evimizdeydik.

Cumartesi akşamını hayatımda ilk kez katıldığım sıra gecesinde geçirdik. Gelen yerli turisti görünce sanatçı herkesi İzmir marşı ile coşturdu.

Şehrin halkı çok iyi. Çok yardım sever. Şehirlerini gezmeye gelenlere herkesin anlatacak hikayeleri var. Dedelerinden dinledikleri, canlı tarihi anlatan hikayeler. Kimi Balıklıgöl’de yaşanan mucizeyi, kimi Göbeklitepe’de dedesinin tarlasını sürerken nasıl örtülmüş alanı fark ettiğini, kimi şehrin ünlü sanatçılarını, baharatlarını, yemeklerini kimi de Peygamberlerini ve sabrın önemini anlatıyor. Herkes kendine kartvizit yaptırmış. İstanbul’a da ürün gönderebiliyor.

Şanlıurfa müzesi şehrin göbeğinde, Avrupa standartlarında bir müze. Otelimizin karşısındaydı.  Gezmesi çok keyifli. Saat başı izlenebilen filmde de halkın karakterine etki eden tarihi olayları anlama fırsatını buluyorsunuz.

Şehir ve çevresinden tarih fışkırıyor. Balıklıgöl, Halfeti, Havran, şehrin içerisindeki mağaralar en çok bilinen yerler.

Göbeklitepe ise bilinen en eski insanlık tarihini değiştirerek, uluslararası arenada büyük ilgi çekti.

Aslında ülkemizde çok az insan farkında.

O bölgeye mutlaka tekrar gitmek istiyorum. Halfeti ve Havran’ı göremedik. Antep, Adıyaman, Diyarbakır ve Mardin’e ulaşım da çok kolay. Bir hafta o bölgede kalıp görülebilecek çok güzel yerler var. Bu arada çocukla da çok konforlu bir tatil yapılabileceğini özellikle belirtmek isterim. Gerek oteller, gerek gezilecek yerler gerekse yemekler aileyle tatile de çok uygun.

 

Ata’mızın vatanın dört bir yanını kucaklayıp, mücadelemizde hiçbir şehrimizden vaz geçmemesini daha da iyi anladım ve hissettim.  Birlik içerisinde mücadele edilen Anadolu topraklarının ve halkının değerini yeterince bilmediğimizi düşünüyorum.

 

Anadolu’ya ve kültürüne sahip çıkacak, o insanları kucaklayacak daha fazla proje yapılmasını diliyorum. Bu güzel topraklar bozulmamalı. Dünyada turist çeken bir çok yerden çok daha güzel. Anlamalı ve paylaşmalı diye düşünüyorum.