Yıllar önce aynı sınıfı paylaştığım bir sınıf arkadaşımın Instagram'daki bir paylaşımı beni hem kalbimden hem beynimden vurdu.

Uzun zamandır böyle ağlamadım. Ağlamak sizce de çok normal değil mi? Beraber gülebildiğiniz ve beraber ağlayabildiğiniz  dostlar çok kıymetli. Yargısız...

Paylaşımında, kız kardeşinin 4 yaşındaki kızı  ile havaalanında sarılmış, vedalaşıyorlardı.

Teyze olarak yeğeninden ayrılıyordu ve Amerika'ya canlarını yolcu ediyordu. Hem kız kardeşinden hem bir teyze olarak yeğeninden ayrılıyor olmasının  acısı içime çöktü diyebilirim o anda.

Aşırı empati yapmamın hata olduğunu söyleyen çok var, biliyorum ama bu benim. Sevdiğim birinin acısına kayıtsız kalamam ben. Mutlaka içimde hissederim, destek olmak isterim.

Ülkemizin gündemi bu maalesef. Göçler...

O göçler uzaktan toz pembe görünüyor belki ama içerisinde ne hasretler ne acılar yarım kalan ne hikayeler ve kaçırılmış ne özel anlar barındırıyor kim bilir. 

Gidene ayrı zor, kalana ayrı...

Medeni bir ülkede yaşamak için en sevdiklerinden uzak bir ömür geçirmek değer mi? Bunun tek bir yanıtı olamaz. Ancak bu hayatta yaptığın en önemli ve en zor seçimlerden biri , o kesin!


Başka bir arkadaşım da eşinin işi nedeniyle Amerika'ya göç etti. Tabi çok üzüldük dönmemek üzere bir gidişe.Ailesine çok düşkün olan bu arkadaşım da gittikten bir süre sonra eşi ile bebek sahibi oldu. Yanlarında sevdikleri yoktu.

Kısa bir süre sonra babasını kaybetti. Ne annesine destek olabildi ne acısını paylaşabildi sevdikleriyle.

Son dönemde ülkemizin durumu nedeniyle çok sayıda insan başka ülkelere göç edip gidiyor. İyi eğitim almış, yurt dışında iş imkanı olan herkes gidiyor ve ülkede yaşayan bizlerde moral kalmıyor.

Bense yaşadığımız ortamı bırakıp gitmeyi hayal bile etmiyorum.

Hayatın burada herkes için bir çok bakımdan çok zorlaştığını, gelecek kaygılarını, yarın neler olacağını öngöremediğimizi, güvenlik, sağlık , eğitim, hak, hukuk sorunlarını elbette biliyor ve anlıyorum ama fikrim değişmiyor.

İstanbul'dan gitmek belki, Ege'ye gitmek mesela çok şeyin bertaraf edilmesini sağlar ancak elbettte bazılarını çözmeyecektir. Denemeye değer. Ülkeden gitmek ise çok farklı...

Anne babalarımızın ve büyüklerimizi zamanında başaramadıkları şeyler için çok suçlamış olabiliriz. Ancak bizim nesil de başaramadı. İzin de vermediler, uğrunda savaşan da olmadı.

Son 20 yıla baktığımda çocuklarımız da bizleri çok suçlayacak biliyorum.  Gerekeni yapmadınız, buna nasıl tepki vermediniz, haklıya destek olmadınız ve bir çok konuda aptal yerine kondunuz, bu ülke sizin zamanınızda bu hale gelmiş diyecekler ve belki de haklılar.

Umarım yeni nesil her şeye karşı çıkacak ve değişimi başlatacak. Bizler gibi kabullenmeyecek!

Gitmeyi, yalnızca kendine yeni bir hayat kurmayı seçmeyenler de olacak elbet. Ya da geri dönüp bu ülkenin yaralarını iyileştirmeye destek olacak iyi insanlar da elbet olacak.

Bizim başaramadığımızı birileri başaracak elbet. Tarihte sonu olmayan bir dönem gördünüz mü?